Çatışmaların dinmesiyle gündeme gelen Suriyelilerin ülkelerine dönme sorusu, savaş yılları boyunca Suriyelilerin yoğun olarak göç ettikleri Türkiye, Lübnan ve Ürdün’de ağırlıklı olarak dolaşmıştır. 831 bin Suriyelinin bulunduğu Lübnan’da yerel yönetim Suriyeli sığınmacıları hedef alan ırkçı kampanyalar başlatırken 671 bin Suriyeliye ev sahipliği yapan Ürdün hükümeti, sığınmacıları geri göndermek için Esad rejimine baskı uygulamaktadır. hükümet ve halk düzeyinde yıllar boyunca Suriyeli sığınmacıları hoş karşılayan Mısır’da da son zamanlarda bazı taraflar, Suriyelilerin ülkelerine dönmelerin gerektiğini gündeme getirmiştir.
Türkiye’de ise Suriyeliler meselesi, insani bir mesele olmasına rağmen farklı boyutlara taşınmış ve iktidar ile muhalefet arasında siyasi çekişmelerin ana maddesi olmuştur. Bunun neticesinde, bazı taraflarca ırkçı kampanyalar başlatılmış ve 3,3 milyon Suriyeli[1] sığınmacı idari ve toplumsal baskılar altında kalmıştır. Bu kampanyalar sayesinde, söylentiler yayılmış, gerçekler çarpıtılmış ve birçok araştırma tarafından aksi kanıtlansa da ekonomik, toplumsal ve siyasi krizler Suriyelilerin varlığıyla ilişkilendirilmiştir. Ayrıca, hükümet Suriyeli ve diğer yabancılara karşı tedbirleri sıkılaştırırken muhalefet, Suriye’nin güvenli yer olduğunu iddia ederek Suriyelileri ülkelerine dönmelerini talep etmiş ve Türk toplumu içerisinde görüş ayrılığının önüne geçilmesi çağrısında bulunmuştur.
Bu konunun üzerinde durup argümanları çürütmek istersek, bu talep Suriyeli sığınmacıların güvenli ve gönüllü bir şekilde dönüşlerini sağlayacak şartlar temin edildiğinde mantıklı bir talep olacağını söyleyebiliriz.
Bu çalışmada, Türkiye’de veya diğer ülkelerdeki Suriyeli sığınmacıların göç ettikleri evlerine güvenli ve gönüllü olarak geri dönmelerinin imkanlarını ve koşullarını tartışmaktayız.
- Problemin Boyutu
farklı ülkelerde bulunan Suriyeli göçmenlerin sayısı binlerce olsaydı, çözüm bulmak çok kolay olacaktı. Ancak 2011’den bu yana devam eden Suriye savaşı, yaklaşık 8 milyon Suriyelinin 45 ülkeye göç etmesine yol açmıştır.

Savaşın Suriye’nin imkanlarını büyük oranda yok ettiği göz önüne alındığında bu büyük sayının güvenli ve gönüllü geri dönüşü, birçok maddi ve siyasi koşulların sağlanmasını gerektirir.
Göç ve sığınma gerekçelerinde bazı farklılıklar olsa da rejimin uyguladığı şiddet, yıkım ve tutuklamalar, göçün temel nedeni olmuştur. Dolayısıyla bu göçmenlerin geri dönüşü, göç etmek zorunda bırakan nedenlerin ortadan kalkmasına bağlıdır.
Harmoon Araştırma Merkezi, 2021 yılında Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünün siyasi[2], güvenlik, askeri[3], ekonomik, sosyal[4], hukuki ve yasal[5] belirleyicileri üzerine çeşitli çalışmalar gerçekleştirmiş ve göç nedenleri ile ilgili örneklemin cevaplarını aşağıdaki şekilde gösterildiği gibi analize etmiştir[6].

Kaynak: Harmoon Merkezinin “Mülteci ve Yerinden edilen Suriyelilerin Geri dönüşlerinin Belirleyicileri” başlıklı araştırması. https://2u.pw/lGFgL8a
2. Suriyeli Sığınmacıların Geri Dönme İsteği
Türk çevrelerde, Suriyelilerin ülkelerine dönme isteklerine ilişkin sorular yoğun olarak dolaşmaktadır.
Mantıksal olarak, Türkiye’de bulunan Suriyelilerin çoğunluğunun kabul edilebilir derecede onurlu yaşam sağlayacak güvenli ve gönüllü geri dönüşün temin edildiği durumda evlerine dönmeyi istedikleri görülebilir. Zira Suriyelilerin Türkiye’deki yaşam koşulları, gerek gelir düzeyinde gerekse çalıştıkları iş niteliği, uzun mesai saatler ve adaletsiz koşullar bağlamında sorun teşkil etmektedir. Ayrıca polis merkezlerinde ve kamu dairelerinde ayrımcılığa maruz kalmaları, çocukların okullarda zorbalığa uğraması ve genel olarak kışkırtıcı ve toplumsal gerilim ortamlardan dolayı Türkiye’deki hayatları, itici bir hal almıştır. Bütün bunlar, Suriyelilerin Türkiye’deki yaşam kalitesini savaş öncesinde Suriye’deki yaşam kalitesinden daha düşük hale getiriyor. Zira daha sonra belirteceğimiz kabul edilebilir geri dönüş koşulları sağlandığı takdirde Suriyeliler, kendi ülkeleri ve evlerinde, akrabaları ve çevreleri arasında ve kendi kültürlerinde yaşayacaklardır. Diğer yandan, Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıların %53’ü Suriye’de mülk sahibi iken bazı iş insanları hariç çoğunun Türkiye’de herhangi bir mülkü bulunmamaktadır[7].
Harmoon Araştırma Merkezi tarafından yapılan ve 2021’de merkezin web sitesinde yayınlanan Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri dönme istekleri üzerindeki anket[8], Suriyelilerin çoğunluğunun (%75,6) rejimin düşmesi ve hayati tehlike teşkil eden tutuklamaların durdurulması halinde Suriye’ye dönmek istediklerini ortaya koymuştur. Zira aranalar listesinde olmamalarına rağmen ülkeye dönen bazı kişiler, öldürülmüş, tutuklanmış veya işkence altında hayatlarını kaybetmişlerdir. Ayrıca anket, halihazırda var olmayan iş fırsatları, kamu hizmetleri ve maddi yaşam gereksinimlerinin sağlanıldığı takdirde Suriyelilerin çoğunluğunun geri döneceği sonucuna varmıştır.
Ancak, 10 yıldan fazla Türkiye’de ikamet ederek yeni bir hayat kuran, artık anadili Türkçe olan çocuklarını Türkiye’deki üniversite ve okullarda eğitimlerini devam ettiren, özellikle evleri yok olup başka bir mülkü olmayan ve farklı yerde tekrardan hayat kurmakta zorlanan ve dolayısıyla geri dönmek istemeyecek küçük bir kesim bulunmaktadır. Ayrıca, sırf rejime muhalefet edep barışçıl gösterilere katıldıkları için Suriye’nin güvenlik güçleri tarafından aranan ve tutuklanmadan korkan yüzbinlerce Suriyeli ve Türkiye’de iş kuran ve aynı başarıyı Suriye’de elde etme umudu olmayan binlerce iş insanı bulunmaktadır. Bunların bir kısmı, siyasi çözüm süreci ve birçok iş ve yatırım fırsatı sağlayacak yeniden imar sürecinin gerçekleştiği durumda geri dönecektir.
Mülteci ve yerinden edilen Suriyelilerin geri dönüş koşullarını belirleyen unsurlara ilişkin Harmoon Araştırma merkezinin yaptığı çalışma kapsamında, Suriyelilerin geri dönme koşulları aşağıdaki grafikte gösterilmiştir[9].

Kaynak: Harmoon Merkezinin “Mülteci ve Yerinden edilen Suriyelilerin Geri dönüşlerinin Belirleyicileri” başlıklı araştırması. https://2u.pw/lGFgL8a
3. Geri dönüşün önündeki engeller veya geri dönüşü engelleyen koşullar
3.1. İskan sorunu
barınma, onurlu ve güvenli yaşamın temel unsurlarından biridir., Şam, Humus, Hama, Halep, İdlib, Deyirezzor, Lazkiye, Rakka, Dera ve kırsalları başta olmak üzere rejime karşı protestolara tanık olan şehir ve kasabalarda özellikle rejimin şiddetine karşı silahlanan Özgür Suriye Ordusu için sığınak haline gelmiştir. Bu durumdan dolayı bazı mahallelerin tamamen yok olduğunu ve büyük bir yıkıma maruz kaldığını birçok araştırma ortaya koymuştur. Yaşanan çatışmalar sonucunda, 328 bin konut yok olurken 600 bin ile 1 milyon arası konut, orta veya hafif düzeyde hasar görmüştür[10]. Ayrıca bu bölgelerde, altyapı, okullar ve hastaneler büyük bir yıkıma uğramıştır. Barınacak yer veya çocuklarının alacağı eğitim ve sağlık hizmetlerinin olmamasından dolayı bölge sakinleri, Türkiye, Lübnan ve Ürdün’e göç etmişlerdir. “Meydana gelen yıkım ve göç dalgaları, bazı mahalleler ve kasabaları tamamen yok ederek Suriye’nin yerleşim yerleri haritasında büyük bir değişikliğe yol açmıştır. Siyasi, askeri ve ekonomik hedefler elde etmek amacıyla rejim ve diğer güçler, savaş yılları boyunca devam eden bu değişimin meydana gelmesinde rol oynamıştır.” (Harmoon Araştırma Merkezi).
3.2. Suriye’de onurlu yaşam koşullarının bulunmaması:
Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisinin raporu[11], yaklaşık 15 milyon Suriyeli yardıma muhtaç olduğunu ve 2022 yılının sonunda 10 kişiden 7’si yardıma ihtiyaç duyduğunu dile getirmiştir. Suriye’deki insani durum göstergeleri düşüşe giderken temel hizmetler, çöküş yaşamaktadır. Ayrıca ülkede devam eden kolera salgınının yanı sıra ekonomik göstergeler düşmeye devam etmesi, insanları daha da tehlikeye maruz bırakmaktadır.
Harmoon Araştırma Merkezi ekibi tarafından yapılan saha araştırmasına göre[12], örneklemin %96,5’i yeterli miktarda enerji kaynağına ulaşamadığını belirtirken yalnızca %3,5’i bu kaynakları erişebildiğini dile getirmiştir. Enerji kaynaklarının eksikliği, ekonomik boyutun ötesine geçerek bu eksikliğin rejimin kontrolündeki bölgeler başta olmak üzere Suriye’de yaşam tarzı ve toplumsal değerler üzerindeki etkisine kadar uzanmıştır. Ayrıca enerji kaynaklarının kişi başına düşen payının sürekli azalması ve yüksek oranlı kısıtlamaya gidilmesi, enerjinin günlük yaşamdaki aktif ve merkezi rolü ve öneminden dolayı Suriyeli ailelerin ve bireylerin genel yaşam faaliyetlerine yansımış ve kişisel davranış, beslenme, eğitim, bakım, hijyen, dolaşım ve aile, akraba ve bireyler arası toplumsal ilişkilerde yeni ve rastlanmamış biçimler ortaya çıkmıştır.
Ayrıca bahsi geçen araştırma, Suriyelilerin %52’sinin gıda tüketimi düşük seviyede olup hayvansal protein, meyve ve tatlılar içermediğini, %32’sinin gıda tüketimi orta seviyede olup gerekli miktarın altında et, meyve ve hayvansal protein içerdiğini ve yalnızca %16’sının sağlıklı bir şekilde gıda tükettiğini göstermiştir.
Diğer yandan araştırma, Suriyelilerin %57’sinin günde 3 öğünden az yediğine, %29’unun günde 2 öğün, %6’sının günde yalnızca 1 öğün yediğine işaret ederken %14’ünün günlük beslenmesi 2-3 öğün arasında ve %8’inin 1-2 öğün arasında değiştiğini ortaya koymuştur.
Bu oranlar, rejim kontrolündeki bölgelerde bulunan Suriyelilerin yalnızca %15’inin kendi kendine yetebilen bir sınıf olduğunu, Suriyelilerin üçte birinin yoksulluk içinde yaşadığını, yaklaşık %50’sinin ise aşırı yoksulluk içinde yaşadığını ve yurtdışındaki akrabalarından gelen paralara ya da Birleşmiş Milletler aracılığıyla alınan ve birçok rapora göre rejim tarafından istismar edilen yardımlara bağımlı olduğunu gösteriyor.
Ayrıca savaş sırasında okulların büyük bir kısmı yıkıldığı için öğrencilere yetecek kadar okul bulunmamaktadır. Aynı zamanda okullar, askeri karargâh veya yerinden edilmiş aileler için barınak olarak da kullanılmaktadır. Tadmur, Duma, Deyrizor ve Rakka gibi şehirlerde okulların çoğu faaliyet gösteremezken birçok şehirde de eğitim tesislerinin yaklaşık üçte biri faaliyet dışındadır.
Suriye’deki zorlu yaşam koşulları, Suriye toplumu içerisinde intihar, suç, aile arası suçlar, hırsızlık olayları, uyuşturucu bağımlılığı, boşanma, işsizlik ve çocuk işçiliği oranlarının ve benzer olumsuzlukların artmasına katkıda bulunmaktadır.
Sağlık hizmetleri, tıbbi malzemeler ve enerji kaynaklarının eksikliği nedeniyle, soğuk havalarda sonlum hastalıkları ve eklem ağrıları artarken sıcak havalarda kolera salgınının yanı sıra bağırsak ve solunum hastalıkları yayılmaktadır. Bu durum karşında yoksul aileler, yakınlarına ilaç alma ile sağlıklı gıda temin etme gibi kendilerini zor kararlar karşısında bulmaktadırlar.
Ayrıca araştırmada, Suriyelilerin %48’inin doktora gitmekten kaçınıp internet üzerinden teşhis ederek veya tecrübelerine dayanarak eczaneden ilaç almakla yetindikleri ve %17’sinin ilaçların yüksek maliyetinden kaçınarak alternatif tıp veya bitkilerle tedavi gördükleri tespit edilmiştir.
Bu bağlamda, Merkezi İstatistik Ofisi eski müdürü Şefik Arabaş’ın Rejime yakın Şam FM radyosuna yaptığı ve daha sonra Suriye TV internet sitesinde yayınlanan açıklamada, Suriye rejimi tarafından resmi olarak açıklanmayan istatistiklere göre Suriye’deki yoksulluk oranının 2020-2021 yılları arasında %90’a ulaştığını aktarmış ve Merkezi İstatistik Ofisi ve Dünya Gıda Programı iş birliğiyle yapılan araştırmalar göre Suriyeli ailelerin %8,3’ü şiddetli seviyede gıda güvensizliği yaşarken %47,2’si orta seviyede %39,4’ü ise kabul edilebilir gıda güvenliğine sahip olup ancak fiyatların artışından dolayı her an bu seviyenin altına düşme riskiyle karşı karşıya kalmaktadırlar[13].
Ayrıca Harmoon Araştırma Merkezinin yaptığı bir saha araştırmasına göre rejimin kontrolü altındaki bölgelerde yaşayanların %71’i, ekonomik durumunun ve yaşam koşullarının kötüleşmesi, güvenlik durumunun istikrarsızlığı ve bu konuda herhangi bir iyileşme umudu olmamasından dolayı ülkeden göç etmeyi düşünmektedir[14].
3.3. Güvenli Geri Dönüş Şartlarının sağlanmaması
Uluslararası Bağımsız Soruşturma Komisyonu’nun Eylül 2023’te yayınladığı Suriye ile ilgili rapor göre, “2023’ün ikinci yarısında, ister rejim ister devlet dışı aktörlerin kontrolü altındaki bölgelerde olsun Suriye genelinde ciddi insan hakları ve insancıl hukuk ihlalleri devam etmektedir.” Ayrıca ekonomik ve insani durumun kötüleşmesinden dolayı 15 milyon Suriyeli yardıma muhtaç kalmaktadır[15].
Rejimin tüm gençleri birkaç yıla kadar uzanan askerlik hizmetine zorlaması, genç mültecilerin geri dönüşünü engellemektedir. Ayrıca Fırat’ın doğusunu ele geçiren PYD örgütü de gençlere silah taşıma zorunluluğu uygulamaktadır. Bir başka deyişle Suriyeli gençlerin dönüşü, askerliğe gidip Suriye’de devam eden iç savaşa dahil olma anlamına gelmektedir.
Adil bir hukuki yapı ve güvenlik güçlerinin emirlerine tabi olmayan, etkin ve tarafsız bir yargı olmadan, güvenli gönüllü geri dönüş kararın alınması mümkün değildir. Bu şartalar ise Suriye’nin hiçbir yerinde sağlanmamaktadır. aynı zamanda gönüllü geri dönüşün uygulanması, sadece muhaliflere karşı kullanılan “Terörle Mücadele Kanunu” ve Terörle Mücadele Mahkemesi başta olmak üzere rejim tarafından 2011 öncesinde ve sonrasında çıkarılan[16] keyfi yasalar ve güvenlik güçlerinin önceden karar verdiği düzmece olan pek çok kanun, kararname ve mevzuatın da yürürlükten kaldırılmasını gerektiriyor. Ancak rejimin varlığının devam ettiği ve Suriye’de adil bir siyasi çözüm sağlanmadığı bir ortamda gerçekleşmeyeceği aşikardır.
Suriyeli mültecilerle ilgili koruma ve güvenli geri dönüş hakkında araştırmalar yapan ve birçok STK’nın birleşmesiyle oluşan Mülteci Koruma ve İzleme Örgütü’nün yeni araştırması, Suriye’nin hala güvenli bir ülke olmadığı ve Lübnan’da yüzlerce Suriyeli mülteci ve Suriye’ye dönen insanlarla görüşerek ve Birleşmiş Miletlerin belirlediği kriterlere dayanarak Suriye’nin güvensizliğinin devam ettiği ve onurlu bir geri dönüş koşullarını karşılanmadığı sonucuna varmıştır[17].
3.4. Siyasi şartların sağlanmaması
2011 yılında genci ve yaşlısıyla milyonlarca Suriyeli, siyasi değişim ve diktatör bir rejimden demokratik bir sisteme geçmek için sokaklara dökülmüştür. Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’nin çabaları, barışçıl gösterileri bastırmak için aşırı şiddet kullanmaktan Esad’ı caydıramamıştır. Diğer yandan rejim, Arap Birliği’nin Kasım 2011’deki girişimini ve Birleşmiş Milletlerin tüm kararlarını reddetmiştir. Rejimin 2011’in başında şiddete yönelmesiyle birkaç bin Suriyeli genç, rejim güçleri ve Şii milislerin saldırılarına karşı ailelerini savunmak için silah kaldırmak zorunda kalmıştır. Dolayısıyla bu gençlerin birçoğu vahşi yöntemleriyle bilinen Suriye güvenlik güçler tarafından aranmaya başlanmıştır. Zaman Al-wasl sitesine göre, güvenlik güçleri tarafından aranan Suriyeli sayısının yaklaşık 1,5 milyon olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca bu site, aranan kişilerin listesini yayınlamaktadır[18].
Harmoon Araştırma Merkezinin bahsi geçen araştırmasında[19], gönüllü ve güvenli geri dönüşe ilişkin Suriyeli örneklemin cevapları analiz edilmiştir ve Cevaplar (11) no’lu şekilde açıklanmıştır.
Kaynak: Harmoon Araştırma Merkezinin “Suriyeli Mültecilerin ve Yerinden Edilmiş Kişilerin Geri Dönüşünün Belirleyicileri” başlıklı araştırması

3.5. Rejim ve müttefiklerinin Suriyeli mültecilerin dönüşüne karşı direnişi
Rejimin mültecilerin kendi kontrolü altındaki bölgelere dönmesine izin vermemesinin üç temel nedeni bulunmaktadır:
- Konut ve altyapıyı yok eden rejimin, iflas etmesi ve büyük sayıdaki mültecilerin geri dönüşü için minimim iş fırsatları, eğitim, sağlık, elektrik ve yakıt gibi hizmetleri ve kaynakları sağlayamaması. Zira rejim, bu mültecilerin dönüşünün daha da yük katacağını düşünmektedir.
- Komşu ülkelere sığınan Suriyelilerin çoğu, rejime karşı protestolar düzenlenen, rejimin uçak, tank ve top saldırılarına maruz kalan ve bu saldırılarda en az 500 bin kişinin can verdiği bölgelerin sakinleridir. Dolayısıyla rejimin düşmanı olan bu insanlar, şimdilik sessiz kalsalar da gelecekte rejim için tehlike oluşturmaktadırlar. Bu nedenle rejim, dönmelerini istememektedir.
- Üçüncü ve en önemli neden ise rejim ve müttefikleri, Esad ve rejiminin kabul edilmesi ve yeniden meşrulaştırılması, uygulanan yaptırımların kaldırılması ve yeniden imar sürecinin başlatılmasına dek mülteci meselesinin devam etmesini istemeleridir. Halihazırda gerçekleşmesi mümkün olmayan bu şartlar sağlanmadıkça rejim, hiçbir mültecinin dönmesine müsaade etmeyecektir.
sorumlu devlet imajını servis etme çabası çerçevesinde Rejim, 2017 yılından itibaren Rusya ile iş birliği içinde mülteci ve yerinde edil Suriyelilerin geri dönüşü ile ilgili uluslararası bir konferans düzenlemektedir. 20 Ekim 2022 tarihinde Şam’da 5. Turu tamamlanan konferansta, Suriye ve Rusya koordinasyon heyetleri bir araya gelmiş ve Suriye rejiminin dışişleri bakanı Faysal Al-makdad, Suriye’nin kapısı tüm mültecilere açık olduğunu ve terörün göç ettirdiği tüm mültecilerin geri dönüşünü sağlamak için ilgili kurumların büyük bir çaba sarf ettiğini aktarmıştır[20].
Ayrıca 11 Ekim 2020’de düzenlene bahsi geçen konferansın açılış oturumunda Başar Esad, Suriye’deki savaştan kaçan milyonlarca Suriyelinin geri dönüşünü sağlamak için hükümetin çalışmalar yürüttüğünü ancak Batı’nın yaptırımları bu çalışmaları engellediğini ve planları daha karmaşık hale getirdiğini iddia etmiştir[21].
2017’den bu yana bu konferansın 4 turunun etkisine bakıldığında, bahsedilen geri dönüşün hiçbir şekilde gerçekleşmediği ve krizlerin devam ettiği sürece sağlanmayacağı aşikardır.
Rejimin Suriyeli mültecilerin geri dönüşünü reddetme kararı, Lübnan ve Suriye rejimleri arasındaki yakın ilişkilere rağmen Lübnan’ın mültecileri geri gönderememiş olmasından anlaşılabilir. Resmi görüşmelerde, açıklamalarda ve her fırsatta Suriyelilerin geri dönmesini talep eden Lübnan’ın rejime ve Suriyeli mültecilere baskı uygulasa da rejim, geri dönüşü ısrarla reddetmiştir. Ayrıca Lübnan zorunlu olarak birkaç bin Suriyeliyi gönderdiğinde rejim, diğer mültecileri korkutmak için bazılarını tutuklamıştır. Bu bağlamda açıklamada bulunan Lübnan ilerici sosyalist patisi genel başkanı Valid Canpolat, Suriye rejiminin geri dönüşü reddettiği sürece Suriyeli göçmenlerin toplu geri dönüşü sağlanamayacağını dile getirmiştir[22].
Ürdün ise Mayıs 2023’te Suriye, Suudi Arabistan, Irak ve Mısırlı diplomatların katılımıyla, “Bölgesel Danışmanlık Toplantısı” düzenlemiş ve katılımcılar, Suriyeli mültecilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli bir şekilde geri dönüşünü “mutlak bir öncelik” olarak nitelendirmişlerdir[23]. Bu toplantı öncesinde Ürdün, Suriyeli mültecilerin geri dönüşünü sağlamak için birçok toplantı ve görüşmeler gerçekleştirmiş. Ancak rejimin kaçamak açıklamalarına rağmen geri dönüşü reddetmesiyle bu çabalar sonuçsuz kalmıştır.
3.6. Suriye’nin kuzeyindeki bölgelerin durumu
Suriye rejiminin kontrolü dışında olan Suriye’nin kuzeyi, güvenli ve gönüllü geri dönüş için uygun değildir. Zira, petrol ve tarım üretimi ve su kaynakları bakımından zengin bir bölge olan Fırat doğusu, yüzbinlerce Suriyeliyi Irak ve Türkiye’ye göç ettiren ve herhangi bir Suriyelinin bu bölgeye girmesine izin vermeyen PYD örgütünün kontrolündedir. Dolayısıyla bu bölge, geri dönen insanları barındıracak bir bölge olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Ayrıca Halep, Hama, Humus, Şam ve Dera’dan göç ettirilen yüzbinlerce insan barındıran Sözde Suriye Milli Ordusu kontrolündeki bölgeler, yoğun nüfusa sahip olup daha fazla nüfus kaldırabilecek kapasitede değildir. Suriye’ye İnsani Yardım Koordinatörlüğü’ne göre Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib ve kırsalı, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgelerinde bulunan nüfus, 6 milyon 17 bin 52’e ulaşmıştır. Bu rakamın %49,32’si yerinden edilenlerden oluşurken 209 bin 838’i engelli 4 milyon 708 kişi konut evlerde ve 83 bin 784’ü engelli 2 milyon 16 bin 344 kişi 1873 kamp veya barınma merkezinde yaşamaktadır[24].
Bahsi geçen bölgelerdeki nüfus yoğunluğunun yanı sıra iş fırsatlarının bulunmaması, durumu daha da kötüleştirmektedir. Suriye’ye İnsani Yardım Koordinatörlüğü’nün verilerine göre, Suriye’nin kuzeyinde işsizlik oranı %88,65’e, yoksulluk oranı %90,93’e ve özellikle BM yardımlarının kesilmesiyle açlık oranı %40,67’e ulaşmıştır[25].
Dolayısıyla Suriye’nin kuzeyine daha fazla göçmen barındırmak mümkün değildir. Ayrıca bölgede konutlar inşa ediliyorsa, öncellikli olarak bu bölgede çadırda yaşan göçmenler yerleştirilmelidir. Aynı zamanda Suriyeli sığınmacıların dönüşleri, farklı bölgelere değil göç ettikleri evlerine olmalıdır.
Sonuç
Halihazırda, Türkiye’de bulunan Suriyeli sığınmacıların güvenli ve gönüllü olarak Suriye’ye dönmeleri için uygun koşullar bulunmamaktadır. Zira konutların yanı sıra iş fırsatları, geçim kaynakları, eğitim ve sağlık hizmetleri, minimum düzeyde bile sağlanmamaktadır. Diğer yandan rejimin dönenlerden intikam almasını engelleyecek siyasi şartlar da mevcut değildir. Aksine, Bahsi geçen Harmoon Araştırma Merkezinin yaptığı çalışma, Suriye’de var olan durumun itici olduğunu ve 2019’dan sonra Suriye’den Avrupa ülkeleri başta olmak üzere yurtdışına göç dalgaları giderek artış gösterdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca gençlerin göçü, günbegün artarak Suriye’nin devlet ve halk olarak geleceğini tehdit altına almaktadır.
ifade özgürlüğünün hâkim olduğu ortamda nezih bir seçim yoluyla demokrasi, insan hakları ve vatandaşlık değerlerine dayanan Suriye’nin birliğini yeniden tesis edecek yeni bir siyasi sisteme geçiş olmadan, güvenli geri dönüş sağlanmayacaktır. Ancak böyle bir çözüm hala uzaktır.
Kaynakça
- Suriye’de çatışma sonrası konutlarda kentsel iyileştirme çerçevesi. Metodolojik, ekonomik, sosyal ve maddi bakış Eylül 2020, Samir Al-ayta. Erişim tarihi 12 Kasım 2023 https://bit.ly/48HLxA6
- Samir Alabdullah, 2019 yılı sonrasında Suriye rejimi kontrolündeki bölgelerden göç etme, Harmoon Araştırma Merkezi Eylül 2022. Erişim tarihi 15 Kasım 2023 https://bit.ly/4aZ7093
- Harmoon Araştırma Merkezi, Türkiye’deki Suriyelilerin geri dönme konusundaki Tutumlarına ilişkin anket https://cutt.us/VYqv5
- UNOCHA https://2u.pw/7wYSEmv Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisinin raporu
- Suriye’de rejim kontrolündeki bölgelerde enerji kaynaklarının kıtlığının yaşam ve sosyal biçimlere yansımaları, Harmoon Araştırma Merkezi https://2u.pw/nf5K7Q
- Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünün siyasi belirleyicileri, Harmoon Araştırma Merkezi Mayıs 2021, erişim 15 Kasım 2023 https://bit.ly/4aWIm9b
- Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünün güvenlik ve askeri belirleyicileri, Harmoon Araştırma Merkezi Mayıs 2021, erişim 15 Kasım 2023 https://bit.ly/3U1ZXqb
- Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünün ekonomik ve sosyal belirleyiciler, Harmoon Araştırma Merkezi Haziran 2021, erişim 17 Kasım 2023 https://bit.ly/3U1ZXqb
- Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünün hukuki ve yasal belirleyiciler, Harmoon Araştırma Merkezi Haziran 2021, erişim 12 Kasım 2023 https://bit.ly/3S813y4
- T.C İçişleri Bakanlığı sitesi https://www.goc.gov.tr/gecici-koruma5638
- Suriye’ye insani yardım koordinatörlüğü https://bit.ly/3U6d1dW
[1] 5 Aralık 2023 tarihi itibarıyla Geçici Koruma statüsü altında olan Suriyelilerin sayısı 3.274.059’a laşmıştır. https://www.goc.gov.tr/gecici-koruma5638
[2] Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünün siyasi belirleyicileri, Harmoon Araştırma Merkezi Mayıs 2021, erişim 15 Kasım 2023 https://bit.ly/4aWIm9b
[3] Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünün güvenlik ve askeri belirleyicileri, Harmoon Araştırma Merkezi Mayıs 2021, erişim 15 Kasım 2023 https://bit.ly/3U1ZXqb
[4] Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünün ekonomik ve sosyal belirleyiciler, Harmoon Araştırma Merkezi Haziran 2021, erişim 17 Kasım 2023 https://bit.ly/3U1ZXqb
[5] Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünün hukuki ve yasal belirleyiciler, Harmoon Araştırma Merkezi Haziran 2021, erişim 12 Kasım 2023 https://bit.ly/3S813y4
[6] Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünün belirleyicileri, önceki kaynak
[7] Harmoon Araştırma Merkezi, Türkiye’deki Suriyelilerin geri dönme konusundaki Tutumlarına ilişkin anket https://cutt.us/VYqv5
[8] Önceki kaynak
[9] Önceki kaynak
[10] Kayanak: Suriye’de çatışma sonrası konutlarda kentsel iyileştirme çerçevesi. Metodolojik, ekonomik, sosyal ve maddi bakış Eylül 2020, Samir Al-ayta. Erişim tarihi 12 Kasım 2023 https://bit.ly/48HLxA6
[11] UNOCHA https://2u.pw/7wYSEmv Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisinin raporu
[12] Suriye’de rejim kontrolündeki bölgelerde enerji kaynaklarının kıtlığının yaşam ve sosyal biçimlere yansımaları, Harmoon Araştırma Merkezi https://2u.pw/nf5K7Q
[13] Resmi istatistik, 2020-2021 yılları arasında Suriye’de yoksulluk oranı %90’a ulaşmıştır 24 Mayıs 2022. Erişim tarihi 15 Kasım 2023 https://bit.ly/422YSQI Syria TV Wep sitesi
[14] Samir Alabdullah, 2019 yılı sonrasında Suriye rejimi kontrolündeki bölgelerden göç etme, Harmoon Araştırma Merkezi Eylül 2022. Erişim tarihi 15 Kasım 2023 https://bit.ly/4aZ7093
[15] Birleşmiş Milletler Suriye Soruşturma Komisyonu uyarıda bulundu: Çatışmaların belirgin bir şekilde tırmanması ve ekonomik çöküşün hızlanması, Suriye’nin ve uluslararası toplumun acilen harekete geçmesini gerektiriyor. 12 Eylül 2023. Erişim tarihi 11 Aralık 2023 https://bit.ly/3u8L0YD
[16] Rejim, 2011’den bu yana mültecilerin yokluğundan ve itiraz edememelerinden yararlanarak, mültecilerin güvenliğini, canlarını ve mallarını doğrudan etkileyen 50’den fazla yasa ve kararname çıkarmıştır. Bunlardan bazıları imar, organizasyon, kentsel dönüşüm, yeniden imar adı altında geniş alanların mülkiyetiyle ilgilidir. Geçtiğimiz yıllarda, hem mültecilerin hem de vatandaşların kafasını karıştıracak, takip etmeyi ve genelgelere aşina olmayı zorlaştıracak şekilde anayasaya aykırı yüzlerce genelge yayımlanmıştır. “Suriyeli mültecilerin geri dönüşünün ekonomik ve sosyal belirleyicileri” Harmoon Araştırma Merkezi. https://2u.pw/lGFgL8a
[17] Mülteci Koruma İzleme Örgütü, Harmoon Araştırma Merkezi’nin Suriyeli Mültecilerin Geri Dönüşünün Ekonomik ve Sosyal Belirleyicileri başlıklı bir araştırmasına atıfta bulunarak, Önceki kaynak
[18] Zaman Al-Wasl web sitesinde Suriye güvenlik güçleri tarafından aranan 1.5 arşivi yer alıyor https://bit.ly/3S8etdg
[19] Suriyeli mültecilerin ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşünün güvenlik ve askeri belirleyicileri, önceki kaynak
[20] Suriyeli mültecilerin geri dönüşü ile ilgili Uluslararası konferansının kapanışı. Rejim, 5 milyon Suriyelinin geri döndüğünü iddia ediyor. Alarabi aljadeed gazetesi 20 Ekim 2022. Erişim tarihi 20 Kasım 2023 https://bit.ly/4aX7Mnb
[21] Suriyeli mültecilerin geri dönüşü ile ilgili Uluslararası konferansın açılışında Başar Esad’ın konuşması Soptnik arabi 11 Kasım 2020, Erişim Tarihi 20 Kasım 2023. https://bit.ly/3U7YnmK
[22] valid canpolat, Esad rejiminin reddettiği sürece Suriyeli sığınmacıların toplu olarak geri dönmeleri mümkün olmayacaktır. Baladi gazetesi 18 Mart 2019. Erişim tarihi 14 Kasım 2023 https://bit.ly/3vBjbZo
[23] Suriyeli mültecilerin ülkelerine gönüllü olarak dönmeleri yönündeki mevcut baskının koşullarını açıklığa kavuşturmak için üç soru. Aljazeera sitesi 3 Mayıs 2023. Erişim tarihi 15 Kasım 2023 https://bit.ly/3HnQlye
[24] Suriyeye yardım koordinatörlüğü https://bit.ly/3U6d1dW
[25] Suriyeye yardım koordinatörlüğü https://bit.ly/3U6d1dW

